Bilindiği gibi Milton Friedman enflasyonun her zaman ve her yerde parasal bir fenomen olduğunu söyler. İşte Türkiye’de bu açıdan enflasyonu incelersek karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor; 2017’de Merkez Bankası bilanço büyüklüğü 396.2 milyar lira düzeyindeyken 2025 sonunda 4 trilyon 300 milyar liraya yükseliyor. Yani Merkez’in bilançosu dokuz yılda 27.6 kat büyümüş. Yine rezerv para aynı dönemde 24.6 kat artmış. Daha doğrusu epeyce senyoraj yapılmış. Fakat bu yılın yani 2026’nın ilk altı ayında Merkez Bankası Bilançosunda küçülme var ve 2025 yılı sonuna göre bilanço 404 milyar lira küçülmüş. Bu olumlu bir gelişme.
Kısaca ortada anlatıldığı gibi sadece maliyet enflasyonu yok. Kovid 19 nedeniyle arz zinciri koptu,ham madde fiyatları arttı tezi pek açıklayıcı değil. Öyle olsa petrol üretmeyen Polonya da enflasyon yüzde 2.5,İsrail de yüzde 1.6,Güney Kore de yüzde 3.2 olmamalıydı. Demek ki aşırı parasal genişleme Türkiye de enflasyonun başlıca nedeni oluyor. Bugün açıklanan Tüketici Enflasyon verilerine göre son üç yılın Temmuz ayı enflasyonu sırasıyla 2024 de yüzde 3.23, 2025 de yüzde 2.06 ve 2026 da yüzde 1.78 oldu.İşte Merkez Bankası bilançosu gözlemlediğimiz gibi küçülmeye devam ederse enflasyonun gerileyeceğini söyleyebiliriz.

Yorum bırakın