Açıklanan GSYİH rakamlarına göre Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın ikinci çeyreğine göre yüzde 2.3 oranında büyüdü.Böylece ekonominin 24 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü söyleyebiliriz. Hemen belirtelim Türkiye’nin GSYİH’sı dolar bazında yıllık olarak 1 trilyon 705 milyar 871 milyon dolara yükseldi.
Ve kişi başına gelir en son nüfus sayımı dikkate alınırsa 19 bin 762 dolara ulaştı. Fakat GSYİH rakamlarına göre son bir yıldır her çeyrekte ekonominin büyüme hızı geriledi. 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3.9 olan büyüme hızı, sırasıyla 2025 yılı dördüncü çeyreğinde yüzde 3.5,2026 yılı birinci çeyreğinde yüzde 2.6 ve 2026 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 2.3 ‘ e doğru azalan bir seyir izliyor.
Bu arada ihracat ise aynı dönemde büyümeye paralel olarak azalıyor. Sırasıyla ihracat 2025 in üçüncü çeyreğinde yüzde 0.7,2025’nin dördüncü çeyreğinde yüzde 0.3, 2026’ nın ilk çeyreğinde yüzde 12.7 ve 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 3.4 oranında azaldı. İthalat ise 2025 yılının son iki çeyreğinde artarken, 2026 yılın ilk iki çeyreğinde sırasıyla yüzde 2 ve yüzde 6.4 oranında geriledi.
Peki nedir bunun anlamı? Şudur; ihracat ve ithalat azalışı ekonomide aktivitenin azaldığını bize söylüyor. İhracatın azalması Türkiye ekonomisinin ihracat konu mal üretiminin azaldığını,ihracata konu olmayan mal üretiminin arttığını gösteriyor. Bu durum bizi döviz kurlarının reel olup olmadığı tartışmasına götürüyor. Reel kur dış ticarete konu malların marjinal emek verimliliğinin dış ticarete konu olmayan malların marjinal emek verimliliğine bölünmesiyle bulunur.İhracatın azalışı ve büyümenin ivme kaybetmesini önlemek için bu hesabın doğru yapılması gerekiyor.

Yorum bırakın