Uzun vadeli çevre stratejileri dikkate alındığında uzun vadeli kamu yatırımları artacak. Yani rüzgar ve güneş enerjisine daha fazla altyapı yatırımı yapılacak. Yeni teknolojiler, uzun vadeli çevre planlamaları, kamu- özel işbirliği projeleri, global iş birlikleri makro ekonominin yeni belirleyicileri olacak.
Toplumun kaynaklarının en uygun kullanımına karar verirken rüzgar ve güneş enerjisi ile yeni teknolojiler önemli rol oynayacak. Kaynaklarını yenilenebilir enerjiye tahsis eden ülkelerin refahı hızla artacak.
İşte en son küresel verilere göre rüzgar ve güneş enerji santrallerinden elde edilen elektrik üretimi 2025 yılı ortasında kömür santrallerini geçti. Çin ve Hindistan bu konuda öncülük ediyor. Kuzey Amerika ve Avrupa fosil yakıtlara daha bağımlı. Bu durum kritik bir dönüm noktası. Türkiye’ de de 2025 yılının Ağustos ayında güneş ve rüzgar enerji santrallerinden elde edilen elektrik yerli kömür santrallerinden elde dileni geçti.
Güneşten elde edilen elektrik toplam üretimin yüzde 8.7’sinin, rüzgardan elde edilen elektrik yüzde 11.5 ini oluşturdu. Kömürün toplamdaki payı yüzde 18.2 düzeyinde gerçekleşti. Anlayacağınız Türkiye’de Çin ve Hindistan gibi yenilenebilir enerjiden elektrik üretiminde fosil yakıtlardan elektrik üretimini geride bıraktı. Bu durum Türkiye’de de eğer sürdürülebilirse yeni makro ekonominin yenilebilir enerjiye göre şekilleneceğini söyleyebiliriz.

Yorum bırakın